Sivillerin Öldürülmesi de Canlı Kalkan Olarak Kullanılması da Kabul Edilemez!

Çözüm Süreci adıyla kamuoyuna deklare edilen ve toplumun neredeyse her kesiminde ciddi heyecan uyandıran barış süreci, gelinen aşamada maalesef ciddi bir çıkmazla karşı karşıya görünmektedir.

90’lı yıllar Türkiye’sini andıran günümüzde; ortalama her gün, misilleme adı altında yaşanan cinayetlerle, yer yer sivillerin de hedef haline geldiği bombardımanlarla, insanların öldürüldüğü, yolların kesildiği, sivil araçların yakıldığı, insanların dağa kaldırıldığı, sağlık çalışanlarının kaçırıldığı, hastanelere saldırıların olduğu, toplumsal eylemlerde orantısız müdahalelerin yaşandığı ve hatta yer yer can kayıplarının olduğu, sivillerin canlı kalkan olarak kullanılarak kirli bir savaşın yürütüldüğü bir ana tekrar tanıklık eder olduk...

Geçtiğimiz hafta bu kapsamda, terörle mücadele adı altında Zergele Köyü’ne TSK eli ile bir hava bombardımanı yapılmış ve gelen haberlere göre bombardıman neticesi 2 PKK mensubu ile 9 sivil hayatını kaybetmiştir. 

Sivil kayıpların olduğu vahim hadisenin yaşandığı Zergele Köyü’ne yaklaşık 400 metre mesafede PKK’nın mevzilenmiş olduğu iddiası da basına yansıyan haberler arasındadır. Bu iddia doğru ise; olası bir bombardıman şartlarında köylülerin adeta canlı kalkan olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. 

TSK eli ile yapılan bombardımanın; üzerinde “Ne mutlu Türküm diyene” yazılı olduğu iddia edilen bombalarla icra edilmesi yaşanan çatışmaların, Türk-Kürt savaşı olarak kodlama meraklısı Türk- Kürt ırkçısı savaş baronlarının ekmeğine yağ sürdüğü aşikardır.

TSK’nın her ne sebeple olursa olsun, sivil kayıplara sebebiyet verecek şekildeki devlet aklı (!) ile sorumsuzca hava bombardımanı yapması kabul edilemez. Devlet; terör olaylarına karşı alındığı belirtilen önlem ve müdahalelerde sivillerin can kaybına sebebiyet verecek veya güvenliklerini tehlikeye düşürecek her türlü adımdan kaçınmalıdır.

Diğer yandan IKBY(Irak Kürt Bölgesel Yönetimi)’nin açık çağrısına rağmen sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı anlaşılan örgüt aklının (!) da maalesef barış talebine onarılması güç zararlar verdiği açıktır.

Yıllardır sayısız can alan, etnik kimlik üzerinden vahşet doğuran söylemin ırkçı yaklaşımlardan arınarak; Türkiye ve bölge için fırsat niteliğindeki sulh döneminde, ortadan kaldırılıyor olmasını içselleştiremeyen kaos ve çatışmadan beslenen çevreler, Türk ve Kürt halkının bir arada yaşama ve var olma çabasından duydukları rahatsızlığı, kanlı eylemlerle hissettirmektedirler. 

MAZLUMDER olarak, 

-Öncelikle tarafların sorumsuzlukları sebebiyle; bombardıman neticesi ölen sivillerin yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

-İnsan olmanın gerekleri yanında dini, hukuki ve ahlaki değerlerle açıkça çatışan bu vahim durum karşısında insan hakları ihlallerine neden olan sorumluluk sahibi bütün tarafları kınadığımızı deklare ediyoruz.

-Birbirimizle tanışmak için ırkların yaratıldığını bildiren ilahi vahye kulak vererek; “Kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana” duruşumuzu sergilemenin tarihi sorumluluğumuz olduğu inancı ile telafisi imkansız zararlara neden olan bu gidişata “derhal” ve  “ama”sız bir biçimde son verilmesi gerektiği yönünde çağrımızı yineliyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-08-04
Okunma Sayısı : 841
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2775534

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari