Olağanüstü Genel Kurul İlanı
Adalet için iftar vakti! Mısır Konsolosluğu önünde meşalelerle İslam kardeşliği için toplandık

01 Ağustos Perşembe akşamı Mazlumder'in de içinde bulunduğu aşağıda ismi yer alan sivil toplum kuruluşları Mısırlı mazlum kardeşlerimize destek vermek ve zalimleri tel'in etmek amacıyla Mısır Konsolosluğu'na doğru meşaleli yürüyüş gerçekleştirdiler. Yapılan ortak konuşma ve dua aşağıda yer almaktadır:


“Kimse sana özgürlük veremez.
Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka birşey veremez.
Eğer adamsan, sen alırsın.”

Malcolm X, yılların mücadelesini taçlandıran bu sözleri söyledikten sonra, Manhattan’da yediği 16 kurşunla öldürüldü. “Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, özgürlük kelimesini lûgatınızdan çıkarın” diyordu.Uğrunda ölünecek bir davanız, ahdiniz, yemininiz yoksa bu yoldan bir umudunuz da yoktur.

Mısır’da 29 gündür Adeviyye’yi, şehrin meydanlarını, caddelerini dolduranlar, umudu, davası, ahdi ve yemini olan insanlar…Sergiledikleri direnişin onuru, bir ümmetin ömür boyu alnında taşıyacağı berat izleri olacak. Bugün ümmetin her yanı sızlarken, Kahire’den gelen ruha öyle ihtiyacımız var ki! Bizi yeniden kendimize getirecek bir direnişin destanını yazan kardeşlerimizin her birisinin önünde saygıyla eğilmeye şimdi daha da hazırız! Keramet, ekmek ve hürriyet üzere çıkılan bu yolda, bu samimiyet testini bugünlerde Mısırlı kardeşlerimiz veriyorlar. Kefenleriyle ordalar! Bir şafak vakti kurşunlara ve keskin nişancılara hedef olduklarında, sanki arzuladıkları şehadeti hep beraber yudumluyorlar… Birbirlerinin yaralarını sarıyor, Rabb’e gönderdiklerini güzel bir vedayla uğurluyorlar. Sonra övülmüş bir zaferle, yola devam ediyorlar.

“Demokratik” normların askıya alındığı, helvadan putlara dönüştüğü, maskelerin birer birer düştüğü kutlu zamanlar yaşıyoruz aslında. Epeydir unutmuştuk, epeydir hakkı batılla örter olmuştuk; batılı hakkın sofrasında ağırlar olmuştuk. Yaşananlar, aslında önce bizim için, bu coğrafya için, bu ümmet için bir imtihan! Rabbimizin bak dediği yerden bakmayı, bakma dediği yerden bakmamayı öğretecek bir sınav...

Nerdeyse bir asırdır Filistin’de, Kudüs’te, Ramallah’ta, Gazze’de; o kutlu ve emin kılınmış beldede Mescid-i Aksa’daki sınavımız, tam da bu değil mi? İki buçuk yıldır Suriye de durmaksızın bize aynı şeyi söylemiyor mu?
Baas zulmü altında, özgürlük ve adalet talebiyle ayağa kalkan savunmasız siviller vahşice katledilir, genç erkeklerin boğazları kesilir, kadınlar tecavüz edildikten sonra öldürülürken de bunları gördük. Yakın zamanda Bağdat’ta, Necef’te, Ebu Gureyb’de,  Felluce’de gördüklerimiz, yaşadıklarımız buydu. Kabil’in, Kandahar’ın yetiminin başını okşamaya gittiğimizde, babasını öldürenlere duyduğumuz kin ve hıncımız, bizi biz yapan şeydi. İslamabad’da, Karaçi’de diri diri yakılan köylerin harabelerinin önünden geçerken de bu tanıdık sızı bizi yalnız bırakmadı. Coğrafyalar uzarken, mesafeler büyürken sızımızın rengi de tonu da hiç değişmedi. Gözyaşlarımız, Arakan-Bangladeş hattında bir yanı ölüm, öbür yanı zulüm olan Naf nehrinin ortasında kaldı. Tecavüzden, ölümden, yakılmaktan, diri diri gömülmekten kaçan, çareyi uçurumlarda bulan Arakanlı kardeşlerimizi düşünür müydük mesela? Bir gecede giriştikleri katliamları, uluslararası toplumun, büyük devletlerin, çok uluslu mekanizmaların, Batı medyasının insafına havale ederek Cemaat-i İslami’yi Bangladeş’ten kazımaya soyunan Hasina Hükümeti’ne söyleyecek sözümüz olabilir miydi, var mıydı? Ya da Patani ve Moro için, kaç gece kalktık, düşündük; kaç gece ağladık, kaç gece dualarımızı, avuçlarımızı, kalbimizi açtık? Daha yakınlara, bu topraklara gelelim… Bin yıldır ortak kaderi birlikte inşa ettiğimiz Kürt kardeşlerimiz asit kuyularına atılır, sistematik kıyıma uğrar ve kimlikleri yok sayılırken acılarını kendi acımız görmeli, “kardeşim” diye şehrin ortasına çıkıp, göğsümüzü kurşunlara verebilmeli değil miydik? Her 11 Temmuz’da, kendileri için sessiz sessiz acı çektiğimiz, Avrupa medeniyet ufkunun son timsali Srebrenitsa’yı, Saraybosna’yı, Gorazde’yi unutacak mıyız sahiden? Ve Aliya…Ne demişti: “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”

Birbirinden ayrılmaz bu bütünün kahramanlık destanı, bugün Adeviyye’de Mısırlı kardeşlerimizin omuzlarında yükselirken; bu coğrafyalara düşen,kanıyla, canıyla, malıyla, duasıyla, bedeni ve ruhuyla onların yanında olmak.

Şüphesiz, kardeşlerimizin bu durumu karşısında harekete geçmesi gereken bizleriz! Bizler “Allah’ım senden başka kimsemiz yok” diye haykıran Mısırlı, Suriyeli, Filistinli, Arakanlı kardeşlerimizi ne yerel kuklaların olmayan insafına, ne emperyalist güçlerin ahlakına, ne de kimi siyasi kaygıların çıkarcılığına terk edemeyiz! Biz Müslümanlar “Rabbimiz, bu zalim güruha karşı bize katından bir yardımcı gönder” diye yalvaran mazlum kardeşlerimize sahip çıkmakla mükellefiz…

Buradan bir kere daha kardeşlerimizin bu güzel örnekliğiyle onur duyduğumuzu haykırıyor, ödedikleri bu ağır bedellere rağmen zaferin Allah’ın izniyle onlarlabirlikte olacağına inancımızı tekrarlıyoruz.Şehidlerimize, yaralılarımıza ve zulme uğramış kardeşlerimize buradan en kalbi selamlarımızı ve dualarımızı gönderiyoruz.


Ali Şeriati’nin duası gibi:
 
Ey zayıf bırakılmışların Rabbi!
Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin. İşte şimdi zamanı gelmiştir. Senin vaadini beklemekteyiz.

Ey güçlü Rabbim!
Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hâlâ yeryüzünde egemendirler. Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!
 
Amin...

 

Katılımcı ve çağrıcı gruplar: Akabe Gençlik Platformu, Anadolu Gençlik Derneği, Emek ve Adalet Platformu, Fatih Akıncıları, Gençlik Kültür Merkezi, Hikmet Vakfı, Mazlumder, Mavera Gençlik Hareketi, Yedi Hilal

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı EylemlerTarih 2013-08-02
Okunma Sayısı : 1271
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 1964541

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari