İDAM KARARLARI MISIR KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDE PROTESTO EDİLDİ

MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nin de içinde bulunduğu bir grup sivil toplum kuruluşu Mısır’da 529 kişiye verilen idam kararını protesto etmek için 12 Nisan Cumartesi günü Bebek’te Mısır Konsolosluğu önünde bir eylem ve basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Eylemde konuşan MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar şunları söyledi: “Bugün, halkın iradesine karşı katliamlarla iktidarı ele geçiren, pek çok coğrafyada olduğu gibi halkın iradesini silah zoruyla yok etmeye çalışan darbecilerin bir kararıyla karşı karşıyayız. Bizler, MAZLUMDER olarak Mısır darbesinin uluslararası ceza yargısına taşınması için hukuki çalışmalar içerisindeyiz. 529 kişi hakkında idam kararı verildi ancak önümüzde kararı hazırlanan neredeyse 600 kişi daha var. Kuzey Kore'de 1200 kişi aynı şekilde idamla yargılandı. Bu katliam kararları, hukuk katliamlarıdır. Bizler, Türkiye halkları olarak, yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıya değiliz. Tıpkı TC’nin kuruluş sürecinde halkın iradesini gasp edenlerin yaptığı gibi, ilk 20 yılda 50 ila 70.000, bir diğer ifadeye göre 200.000 kişiyi katlederek kendi iktidarlarında 10 yılda 15 milyon genç yaratan bu TC devletinin karakteristiğini, Ortadoğu halkları on yıllardır yaşamaktadır”.

 
Sarıyaşar, konuşmasının devamında Ortadoğu halklarının kaynakları ve emeklerinin diktatörler eliyle egemenlere peşkeş çekildiğini, bu halkların onlarca defa ayaklandığını, onlarca defa katledildiğini belirterek dünyanın buna kulak vermediğini söyledi. Sarıyaşar, “Ne zaman ki bu egemenlerin Ortadoğu’daki planları değişti, o zaman halkların iradesi karşısındaki o diktatör kuklalar sallanmaya başladılar. Bu süreçte kendisini biraz özgür hisseden halkların ortaya koyduğu özgürlük mücadelesi, ekmek, onur ve Allahuekber sloganlarıyla bütün sokakları kuşattı. Mısır halkı, özellikle Suriye halkının direnişi pek çok dış unsurla terörize edildikten sonra, bu şiddet sarmalında egemenlerin sofrasında tarumar edildikten sonra, bundan ders alarak barışçıl gösterilerini devam ettirmektedir. Mısır halkının bu şanlı barışçıl direnişini enfekte etmek için de çalışıyorlar ve çalışacaklar. Biz bilelim ki, yeryüzünde özgürlük talep eden halklar, egemenlerin oyunlarını en iyi tanıyanlardır. Batı, tıpkı Suriye’de Esad zaliminin ve katilinin arkasında olduğu gibi, Mısır’da da Sisi’nin arkasında durmaktadır. Uluslararası emperyalistler, ABD, Fransa, İngiltere ve BM’nin beşli çete diye ifade ettiğimiz Güvenlik Konseyi’nin tamamı Sisi’nin arkasında duran katil çetelerdir. Halklar bunlara karşı ayağa kalkmışlardır ve geri dönüş olmadığını bilmektedirler. Biz, geçen Aralık ayında İnsan Hakları Gecemizde Suudi Arabistan ve BAE’den direnişçileri misafir ettik ve onlar, halkına zulmeden Suudi zalimlere karşı direnişin yakında başlayacağını ilan ettiler. Ortadoğu halkları uyanmıştır. Bizler bu onurlu direnişin yanındayız” dedi.

Marksist.org yazarı Alper Ard ise, “Darbe her yerde darbedir. İdamlar dünyanın her yerinde yanlış. Diktatörlere karşı olan insanların, devrimlerden yana olan herkesin idamlara karşı çıkması lazım. Bugün demokrasiyi savunmanın ilk yolu, 529 kişinin idamlarına karşı çıkmak. Askerin her türlü müdahalesine hayır, bu müdahaleler hiçbir zaman demokratik olamaz” dedi.

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De adına konuşan Çağla Oflas, şunları söyledi: “Türkiye”de yaşayan insanlar olarak darbelerin acılarını biliyoruz. Darbelerin, toplumsal muhalefeti ezmeye yönelik hamlelerini biliyoruz. Bizler Mısır”daki acıyı paylaşıyoruz. Şunu da biliyoruz ki, darbeciler de elbet bir gün hesap verecekler. Tıpkı bu ülkenin cuntacıları gibi, Sisi de elbet bir gün layık olduğu yeri bulacaktır.”

Antikapitalist Öğrenciler”den Umut Mahir Özen ise, küresel intifadayı selamlayarak, “2011’den beri süren Arap devrimleri, dünyaya yeni bir ufuk açtı ve mücadele hattı gösterdi. Milyonlarca insanın üzerine kabus gibi çöken Sisi darbesini lanetliyoruz” dedi.

Daha sonra grup adına basın açıklamasını Hülya Karagiyim okudu. Açıklama metni şöyleydi:

İdamlara dur de: Mısır'da cuntanın katliamlarını durduralım!

Mısır halkı, 2011 yılının başında tüm Ortadoğu halklarına ilham veren bir ayaklanmayla, 30 yıllık diktatör Mübarek’in rejimine son vermişti. Milyonlarca kişi Tahrir Meydanı’nda ve ülkenin dört bir yanında sokaklara çıkmış, kitlesel gösteriler ve grev dalgası, Batı emperyalizminin bölgedeki en güçlü müttefiklerinden, Mısır’ı olağanüstü hâl yasalarıyla yöneten Mübarek tarihin çöplüğüne yollamıştı.

Geçtiğimiz yıl Mursi’ye karşı başlayan büyük gösterilerin sonunda, Mısır ordusu, bir darbeyle iktidarı ele geçirdi. Cuntacılar, iktidara geldikleri andan itibaren, Mübarek rejimini yeniden tesis etmek için her yolu denemeye başladılar.

Darbeye direnenler “terörist” ilan edildi, Mısır’ın meydanlarında yüzlerce kişi devlet güçleri tarafından katledildi.

Mübarek döneminin olağanüstü hâl yasaları geri getirildi.

Yalnızca darbeyle devrilen Mursi’nin taraftarlarına değil, tüm muhaliflere karşı sistematik olarak baskı uygulandı. Üniversite öğrencileri katledildi, orduya karşı çıkan aktivistler hapse atıldı.

Mısır Ordusu, çeşitli siyasal gelişmeler karşısında farklı tutum alan küresel ve bölgesel güçlerin desteğini aldı. Egemenler, neoliberalizmin yarattığı yoksulluğa, baskıya ve diktatörlüklere meydan okuma anlamına gelen Mısır Devrimi’nin şiddet yoluyla ezilmesi konusunda anlaştılar.

Sisi liderliğindeki cunta, bu destekten aldığı güçle hareket ediyor.

Darbenin son icraatı ise, 529 kişiyi idama mahkûm etmek oldu.

Göstermelik bir yargılamanın sonucunda, darbeye direnmek bir kez daha “suç” ilan edildi; deliller incelenmeden ve savunma hakkı çiğnenerek yüzlerce kişiye ölüm cezası verildi.

Türkiye’de yaşayan, darbelerin yarattığı yıkımı çok iyi bilen insanlar olarak Mısır'ın cuntacılarını protesto etmek için buluştuk.

27 Mayıs darbesinde, 1971’de, 12 Eylül 1980’de, 28 Şubat sürecinde ve 27 Nisan e-muhtırası sırasında yaşananları unutmadık!

Darbeler sonucunda, siyasal demokrasinin en ufak kırıntısının dahi yok edildiği, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan ezilenlerin bütün kazanımlarına saldırılan askeri rejimler tesis edilir.

Sisi’yi ve Mısır’ı yöneten generalleri lanetliyoruz.

Herkesi, darbecilerin hukukunun verdiği idam cezalarını durdurmak için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Kahrolsun cunta! Mısır halkının yanındayız!

Eylemin sonunda söz alan DSİP Eş Başkanı Şenol Karakaş, Mısır’daki idam kararlarının gerçekleşme ihtimali olduğunda, binlerce kişiyle bir kez daha Mısır Konsolosluğu önüne gelineceğini herkese duyurduklarını söyledi.

Darbe karşıtı aktivistler, ellerindeki dövizleri ve pankartı Mısır Konsolosluğu’nun duvarlarına asarak eylemi sonlandırdılar.
 
FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı EylemlerTarih 2014-04-13
Okunma Sayısı : 1027
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2179607

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari