STK’lardan Çağrı: Kumkapı Guantanamo Olmasın!

MAZLUMDER İstanbul Şubesi ve bir grup STK Kumkapı Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan ve ülkelerine iade edilen sığınmacılarla ilgili bir protesto gerçekleştirdiler.

 
Kumkapı Yabancılar Geri Gönderme Merkezi önünde gerçekleştirilen eylemde ilk olarak Özgür-Der Genel Başkan Yardımcı Kenan Alpay bir konuşma yaptı. Alpay Türkiye’de yaşanan mülteci sorununa dikkat çekmek için toplandıklarını belirterek “Hayati tehlikesi bulunduğu için ülkelerini terk etmek zorunda kalan mülteciler Türkiye’ye sığınıyorlar ancak arkamda gördüğünüz sözde misafirhanede tutuluyorlar. Son günlerde ise iadeler artarak devam ediyor. Biz tüm bunlara sessiz kalamayız” dedi.
 
Daha sonra İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer bir konuşma yaptı. Özer konuşmasında son iki hafta içinde 3 kişinin ülkesine iade edildiğini, 4 Çeçen ile ilgili de sınır dışı kararı alındığını belirtti. Özer konuşmasının devamında “Son günlerde İstanbul ve Yalova’da bulunan mülteci kamplarının kapatılması gündemde. Buralarda yüzlerce aile var. İstanbul’da yaşayan yaklaşık 2500 Kafkasyalı muhacir tam 18 yıldır hiçbir statüleri olmadan yaşıyorlar. Vatandaş değiller. Her seferinde ikametleri uzatılsın diye bu kapının ardına geliyorlar ve burada korku içerisinde bekliyorlar. Siyasi ve dini sebeplerle ülkesini terk etmek zorunda kalan bu insanlar Kumkapı Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’nde adi suçlularla birlikte tutuluyorlar. Bu merkezdeki insani koşulların sağlanmasını, Türkiye’deki bütün Kafkasyalı muhacirlere mülteci statüsü verilerek kimlik sahibi olmalarını istiyoruz” dedi.
 
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İstanbul’un göbeğinde, insanların gayrı insani muamelelere sistematik bir şekilde maruz kaldığı bu merkeze dönük olarak bizlerin sorumluluğu olduğu kadar sizlerin de sorumluluğu var. İslami kimlikleri ya da farklı siyasi görüşlerinden dolayı burada olan insanlar, insanlık dışı muamelelerle karşılaşmamalı, işkence görüp öldürülecekleri ülkelerine bile bile iade edilmemelidir. Başbakan bu konuya biran önce el atmalıdır”.
  
Kaya’nın ardından MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar bir konuşma yaptı. Cüneyt Sarıyaşar, SSCB’nin parçalanması ile ortaya çıkan yeni devletlerin halklarına özgürlük getirmesi beklenirken, kendi içinden ama çoğu eski SSCB yöneticisi diktatörlerce yönetilen, Rusya’nın altında birer Diktatöryal Cumhuriyet olarak tarihte yerini aldığını ifade ederek “Bunun sonuçlarından biri olarak özellikle bu bölgeden ve küresel istikbarın çıkarları için savaş coğrafyası haline getirilen Afganistan, Pakistan ve Afrika coğrafyasından pek çok muhalif ülkelerinden kaçarak Türkiye’ye sığındı” dedi. Sarıyaşar konuşmasının devamında “Son günlerde ülkemizde sığınmacılara yönelik pek çok ihlalin yanı sıra özellikle İslami muhalefeti ile bilinen kişilere yönelik hukuksuz sınır dışı kararları sebebiyle buradayız” dedi.
  
Daha sonra Cüneyt Sarıyaşar tarafından ortak basın açıklaması metni okundu. Açıklamada “Türkiye’nin de tarafı olduğu 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 31. Maddesi; imzacı ülkelerin iltica başvurusu sahiplerine her türlü kolaylığı göstermesini düzenlemektedir. Danıştay ve İdare Mahkemeleri; iltica başvurusu sahibinin BMMYK tarafından üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesine kadar devletin bu kişilere her türlü kolaylığı sağlaması gerektiği yönünde kararlar vermektedir” denilerek buna rağmen gerçekleştirilen iadelerin hukukun açık ve ağır bir ihlali olduğu ifade edildi. 
 
Sarıyaşar açıklamada mülteciler ile yapılan sayısız görüşme neticesinde uzun süreli alıkoyma, insani olmayan koşullarda gözaltında tutma, işkence ve kötü muamele, beslenme yetersizliği, hastaların tedavi edilmemesi, sınır dışı edilme vb. birçok hak ihlali ile karşılaştıklarını söyleyerek “Bu konularda ayrımcı uygulaması ve ihmali olan yetkili kişi ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunuyor İdari ve Adli yetkilileri kamu otoritesi sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi.
 
Son olarak söz alan İMH Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Demiral ise konuşmasında “Türkiye’ye sığınan bu kardeşlerimize Medine’ye giden muhacirlere Ensar’ın sahip çıkması gibi sahip çıkmalıyız” dedi.
 
“Sınır dışı kararı durdurulsun”, “Mülteciler ölüme yollanmasın”, “Mülteciler misafir kardeşimizdir”, “Muhacirler Allah’ın emanetidir” gibi sloganların atıldığı protesto sırasında Kumkapı Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan sığınmacılar da camlara çıkarak eyleme destek verdiler.
 
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
 
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI METNİ
 
KUMKAPI GUANTANAMO OLMASIN! 
 

Geçtiğimiz hafta, ülkesinde zulüm görme endişesinden kaçıp Türkiye'ye sığınan ve BMMYK (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği)’ne kayıtlı olan Samet Emirhanov (Samat Amerkhanov) 19 Mart 2012 tarihinde Türkiye tarafından Kazakistan’a, Fizuli Muharremov ve İslam Ganiyev ise Azerbaycan’a kaçtıkları ülkelerine iade edildiler . Bu üç kişiden Samet, BMMYK nezdinde mültecilik statüsü kazanması için gereken prosedür henüz tamamlanmamışken, ailesi ve vekiline keyfiyet bildirilmeden İçişleri Bakanlığı’nın tek taraflı iradesi ile zorla ülkesine yollandı. Diğer kişiler ise üçüncü bir ülkeye gitmek üzere vize işlemleri için verilen süre dolmadan alelacele, hızla ve zorla ülkelerine iade edildiler. Her üç kişinin de akıbeti bilinmemektedir ve bundan iadeye karışan yetkililer ve İçişleri Bakanlığı sorumludur.

Türkiye’nin de tarafı olduğu 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 31. Maddesi; imzacı ülkelerin iltica başvurusu sahiplerine her türlü kolaylığı göstermesini düzenlemektedir. Danıştay ve İdare Mahkemeleri; iltica başvurusu sahibinin BMMYK tarafından üçüncü bir ülkeye yerleştirilmesine kadar devletin bu kişilere her türlü kolaylığı sağlaması gerektiği yönünde kararlar vermektedir. Buna rağmen gerçekleştirilen bu uygulamalar hukukun açık ve ağır ihlalidir.

Adı geçen üç kişinin uğratıldığı akıbetin benzeri Çeçenleri, Kırgızları, Özbekleri, Azeriler vs. Afrika ve Asya ülkelerinden Türkiye'ye sığınan diğer sığınmacıları da beklemektedir. Bu insanların Türkiye’de yaşamaları, ikamet etmeleri veya ilticaları ile ilgili prosedürlere riayet edilmemekte, idari kararlarla temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmekte, tehlike altında olduğu ülkeye sınır dışı edilerek veya teslim edilerek yaşam hakları tehlikeye atılmaktadır.

Sığınmacı ve yabancılarla ilgili bir başka temel insan hakları sorunu da Geri Gönderme Merkezlerinde tutulan kişilerin hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin sorunlardır. Bu kapsamda ortalama kapasitesi 600 kişi olan Kumkapı'daki merkez’in diğer adıyla misafirhanenin aldığı yabancı sayısı bazen 800’leri bulmaktadır. 

Bugüne kadar mültecilerle yaptığımız sayısız görüşme ve kısıtlı da olsa yerinde yapılan gözlemler neticesinde aşağıdaki ihlaller genel olarak dikkatimizi çekmiştir:

1. Çok uzun süreli alıkoyma  (Bir mahkeme kararı olmaksızın yabancı kişilerin aylarca, bazen 6 ayı aşan süre, özgürlükleri kısıtlanmaktadır)

2. İnsani olmayan koşullarda gözaltında tutulma

3. İşkence ve kötü muamele  (Polis memurlarının insanlık onuru ile bağdaşmayacak derecede ciddi darp ve küfürleri yönündeki iddialar en çok şikâyet edilen hususlardandır)

4. Sıcak su ve banyo ihtiyaçlarının kısıtlı olması

5. Beslenmenin yetersiz olması  (Verilen yemeklerin, bayat, soğuk ve yenilemeyecek kadar kötü olması)

6. Sosyal faaliyetlerden yoksun bırakılma   (Havalandırma ve açık havaya çıkma imkanı olmaması)

7. İhtiyaçlarını karşılayabilecekleri kantin ya da başkaca bir sistemin olmaması

8. Koğuşların çok kalabalık olması  (40 kişilik koğuşlarda adım atmanın neredeyse imkânsız olması)

9. Yakınları veya arkadaşları ile görüşmelerinin belli bir kuralı olmadan yasaklanması 

10. Temizlik ve hijyen eksikliği sorunu ile koğuşların ve ortak kullanım alanlarının son derece pis olması

11. Hasta olan kişilerin doktora çok geç çıkarılması veya hiç çıkarılmaması (hastane muayenelerinde sorun çıkarılması, çok geç izin verilmesi veya  tedavinin hiç yapılmaması)

12. Koğuşların pis olmasından kaynaklı uyuz benzeri bulaşıcı hastalıkların yaşanması,   (Koğuşlarda tahtakurusu gibi böcek ve parazitlerin çok belirgin bir şekilde var olmasından doğan rahatsızlıklar ve hastalıklar ile kalan kişilerin şikayetlerine rağmen ilaçlama yapılmaması)

13. Ölümcül ve bulaşıcı hastalıkları olanlar ile hastalığa yakalanma riski olanların aynı koğuşlarda tutulması

14. Yaşı küçük çocuk ve bebeklerin sağlıksız ortamda uzun süre tutulmaları (Çocuklu annelere ait özel bir alan ile çocukların vakit geçirebileceği bir alan olmaması.)

15. Sığınma başvurusu yapmak isteyen kişilere zorluk çıkarılması  (başvurularının alınmaması, dilekçelerinin işleme konulmaması)

16. Birleşmiş Milletlerde sığınmacı olarak işlemleri devam ettiği halde sınırdışı edilmeye çalışılması

17. Denetim eksikliği (Geri Gönderme Merkezinde tutulan kişilerin durumları, işlemleri ile memurların muameleleri konusunda  yeterli denetim yapılmaması )

18. Özellikle Müslüman kadınların inançlarına uygun koşullarda barınma sağlanmaması

 

Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak: 

  • Hükümetin; hukuka, imza koyduğu sözleşmelere, insan haklarına ve kendilerini yetkilendiren Türkiye halkının İslami ve İnsani duyarlılığına,  vicdanına ve misafirperverliğine saygı göstermesini,

 

  • Yabancı ve sığınmacıların tutulduğu Geri Gönderme Merkezleri veya yabancılar misafirhanesi olarak adlandırılan tutulma yerlerinin koşullarının iyileştirilmesini, tutulan kişilere insanca muamele edilmesini,

 

  • Sığınma ve iltica talebinde bulunan veya işlemleri devam eden kişilerin zulüm görecekleri ülkeye zorla gönderilmemesini, 

 

  • Geri Gönderme Merkezi olarak adlandırılan Kumkapı başta olmak üzere yabancı kişilerin tutulduğu merkez ve misafirhanelerin sivil toplum denetimine açık olmasını bekliyor,  

 

  • İslami inancımıza, adalet ve vicdan duygularına açıkça aykırılık içeren, Evrensel insan hakları ilkelerine, AİHM kararlarına ters olan bu uygulama ve haksızlıklara bir an önce son verilmesini, 

 

  • Burada ve diğer illerde bulunan yabancıların insan hakları ve onuruna uygun muamele edilerek bütün insancıl ihtiyaçlarının ve haklarının sağlanmasını kamuoyu önünde tekraren talep ediyoruz. 

 

  • Bu konularda ayrımcı uygulaması ve ihmali olan yetkili kişi ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunuyor İdari ve Adli yetkilileri kamu otoritesi sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.

 

KUMKAPI GUANTANAMO OLMASIN!

 

AKABE, AKDAV, AKV, FATİH AKINCILARI,  İHH, İMH, İMKANDER, MAZLUMDER, MEDENİYET DERNEĞİ, ÖZGÜR-DER, HİKMET VAKFI

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı EylemlerTarih 2012-03-30
Okunma Sayısı : 2584
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2035954

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari