Kanunun Öngördüğü Tedbirler Cezalandırma Aracına Dönüştürülmemelidir

Sosyal medyadaki Babama sarılmak ve iyileşmek istiyorum dediği görüntüleriyle tanınan 8 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç, iki yıldır mücadele ettiği kemik kanserine yenik düşerek 07.05.2020 tarihinde vefat etmiştir.

Ahmet Burhan Ataç’ı Türkiye gündemine getiren şey, hem anne hem de babası hakkında FETÖ/PDY üyeliği iddiası ile iki yıldır Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmaydı. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla anne baba 20 Şubat 2018 günü birlikte gözaltına alınmış, akabinde baba tutuklanmış, anne ise yurt dışı yasağı konularak adli kontrol ile serbest bırakılmıştı. Tüm bu süreçler devam ederken 24 Eylül 2018 tarihinde Ahmet Burhan Ataç’a ilk kanser teşhisi konulmuş ve ilerleyen süreçte kanserin tüm vücuda yayıldığı tespit edilmiştir.

Türkiye’de hastalığın etkili tedavisinin mümkün olmaması üzerine Almanya’da bulunan bir klinikte tedavi imkânı doğmuş ancak annesinin yurt dışı çıkış yasağı ve pasaport tahdidi nedeniyle tedavi için Almanya’ya gidilememiştir. Bu dönemde özellikle sosyal medya üzerinden oluşturulan kampanyalar da sonuç vermemiş ve annenin yurt dışı çıkış yasağı kaldırılmamıştır. Hastalığın ileri safhasında anneye izin verilse de bu sefer de Almanya’daki klinik çocuğun bünyesinin tedaviye cevap veremeyeceği gerekçesiyle tedaviyi reddetmiştir.

Kanser gibi moralin çok önemli olduğu bir hastalıkla küçük çocuğun “Babamı istiyorum” çağrıları karşılıksız kalmış, tutukluluk bir tedbir olmasına rağmen meri hukukun lafzi yorumu ile bu yöndeki talepler her seferinde değişik gerekçelerle reddedilmiştir. Unutulmamalıdır ki hukuk kuralları ancak vicdani bir denetim sürecinden geçirilerek uygulandığında herkesi tatmin edecek adil bir sonuç ortaya çıkacaktır.

Söz konusu örnekte görüldüğü gibi henüz cezası kesinleşmemiş ve “hukuken masum sayılan kişiler” hakkında hükmedilen tedbir mahiyetindeki tutuklama ve adli kontrol tedbirleri anne babasının suçlarının ortağı olmayan masum bir çocuğu cezalandırma aracına dönüşmüş ve bir çocuk son kez babasını göremeden bu dünyadan ayrılmıştır.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi olarak:

  • Tedbir mahiyetindeki tutuklama ve adli kontrol kararlarının kişiyi ve ailesini cezalandırma aracına dönüştürülmemesini,
  • TCK’nın da öngördüğü şekli ile bu tedbirlerin telafisi imkânsız zararların oluşmasına sebebiyet verecek şekilde uygulanmamasını,
  • Yeni Ahmet Burhan Ataç vakalarının yaşanmaması adına gerektiğinde ek yasal düzenlemeler yapılarak ileri derecede hastalık vb durumlar için vicdanları tatmin edecek çözümler üretilmesini,

Talep ederiz.

 

#MAZLUMDERİstanbulŞubesi

#AhmetBurhanAtaç

#TutuklamaVeAdliKontrolKararları

#AdaletBakanlığı

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2020-05-13
Okunma Sayısı : 111
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (212) 526 2440 | Faks: +90 (212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 3112297

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari