Olağanüstü Genel Kurul Talebimize İlişkin Bazı Haberlere Yönelik Tekzip ve Açıklamalarımız

Daha önce kamuoyuna da yansıttığımız üzere çok sayıda Merkez Yürütme Kurulu üyesi, Genel Yönetim Kurulu üyesi, Şube Başkan ve Üyelerinin de içerisinde olduğu 192 Delegemiz tarafından, MAZLUMDER Genel Yönetim Kurulundan Olağanüstü Genel Kurul talebinde bulunulmuştur.  Ancak bu talep bir takım gerekçelerle, tüzük hükmü yanlış bir şekilde tüzük genelinden bağımsız yorumlanarak ve genel başkan Ahmet Faruk Ünsal tarafından talep sahiplerinin isterlerse mahkemeye gidebilecekleri ifade edilerek kabul edilmemiştir.

Olağanüstü Genel Kurul talebinde bulunan Delegelerimizin talep dilekçesi genel merkezimize 21.03.2016 tarihinde iletilmiş olup 22.03.2016 tarihli “Emanete Hakkıyla Sahip Çıkmak Adına Olağanüstü Kongre Çağrımızdır!” başlıklı destek veren birçok şube ve delege tarafından da paylaşılan çağrı metniyle talep sahiplerinden bir kısmını oluşturan İstanbul Şube Yönetim Kurulunun gerekçeleri sunulmuştur. Bu çağrı metninde:

“Gelinen aşamada (…) yerel-ulusal-küresel düzeydeki iktidar odaklarına politik ya da farklı nedenlerle söz söyle(ye)memekten kaynaklanan adil şahitlik iddiasına aykırı duruşlar bizi mevcut gidişata köklü bir itiraz etme noktasına getirmiştir. Objektif duruşumuza gölge düşüren ve bırakın içeriği şekli olarak bile tatmin edici olmayan ve düzeltilmeye muhtaç açıklamalar/raporlar; mazlum için ya da zalime karşı bir motivasyondan ziyade aynı kliklerin saf tutmasını andıran çabalar ve bu çabalarla alevlenen tartışma ortamları; yerel iktidar odaklarına dönük eleştirilerin bölge gerçekleri bahanesiyle görmezden gelindiği, sorulması gereken soruların sorulmadığı sadece alınmak istenen cevaplara yoğunlaşıldığı raporlama süreçleri bizi “ARTIK YETER” deme noktasına getirmiştir.

Dernek organlarının gereği gibi işletilmemesi, karar alma süreçlerinde öne çıkan hiyerarşik ve bürokratik tavırlar, bazı sözlerin başkalarından daha makbul görülerek öncelenmesine karşın bazılarının yok sayıldığı örnekler, teamüllerin ve istişarenin yok sayılarak “ben yaptım, oldu” anlayışının rutinleşmesi, gönüllülüğün ve üye tabanlılığın küçümsenir hale gelmesi ve insan hakları söylem ve pratiğine aykırı bir kibirle dernek üyeliği bile bulunmayan, dernek adresini bilmeyen bazı tepeden inme Genel Yönetim Kurulu üyelerinin dernek tabanını yok sayıcı tavır ve söylemleri, tahrik ve tahkir edici dil ve söylemler ile şiddete ve tehdide varan pratikler kurumun sağlıklı karar almasını engellemiş, ilkeli karar alma ve yönetim imkânlarını ortadan kaldırmıştır.

Şeklindeki ifadelerle talebimizin gerekçeleri bir ay önce yani 22.03.2016 tarihinde dile getirilmiştir. Ayrıca ifade etmek gerekir ki Olağanüstü Genel Kurul talebi resmi olarak ilk defa 13-14 Şubat tarihinde Mersin’de yapılan toplantıda bazı Şube Başkanları ve GYK üyelerince dile getirilmiş olup Genel Yönetim Kurulunca bu talep de kabul edilmemiştir.

Gelinen noktada Olağanüstü Genel Kurul talebimizin kamuoyuna yansımasıyla beraber farklı cenahlardan çıkan bazı haberlerde ve yazılan bazı yazılarda tekzibi ve düzeltmeyi gerektiren bir takım hususlar bulunmaktadır. Bu bağlamda:

1) Milat Gazetesi yazarlarından ve MAZLUMDER GYK üyesi de olan sayın Mehmet Alkış’ın 13.04.2016 tarihli köşe yazısında: Adil duruşunu sürdürmekte acze düşüp hırsına yenilen, şöhret ve çıkar peşine düşen, hak yerine gücün yanında yer almayı seçerek savrulan kimi MAZLUMDER üyelerinin de bu saldırılarda rol aldıkları ibret ve şaşkınlıkla izlenmektedir. İki gurup da iktidarın isteği ile harekete geçtiklerini bir yerlere duyurmayı özellikle ihmal etmeyerek karşıt bir siyasal tutum içine girdiği yalanıyla iktidarın MAZLUMDER'i hedef almasını planlamaktadırlar. (…)İki gurup da iktidarın isteği ile harekete geçtiklerini bir yerlere duyurmayı özellikle ihmal etmeyerek karşıt bir siyasal tutum içine girdiği yalanıyla iktidarın MAZLUMDER'i hedef almasını planlamaktadırlar.” denilmiştir.

Bu yazıda sayın Alkış, Olağanüstü Genel Kurul talep eden kişileri haksız bir kategorileştirmeye tabi tutmuş, onları iktidarın isteğiyle harekete geçmiş kişiler olarak lanse etmeye çalışılmış, böylece yıllardır iş yaptığı kendi arkadaşlarına karşı bile terbiye sınırlarını aşmıştır.

Sayın Mehmet Alkış’ın kendisinin de katıldığı Nevşehir GYK toplantısında Silopi Raporuyla ilgili olarak dile getirilen ve muhataplarınca yalanlanmayıp tevil edilmeye çalışılan somut bir ifşa ile karşılaşmışken bu üslupla yazı yazması, yazdıklarına kendisinin de inanmadığı, sadece bir şeyleri perdelemeye çalıştığı gerçeğini içerisinde barındırmaktadır. Zira bu toplantıda Silopi Raporunda şahitliğine başvurulan bir kişinin beyanlarının tek taraflı bir şekilde, çarpıtılarak ve PKK ile alakalı dile getirilen şikâyetler görmezden gelinerek rapora yansıtıldığı ifade edilmiştir. MAZLUMDER misyonunu temelden sarsan ve reddedilemeyen bu iddia karşısında aradan geçen zamanda sorumlular hakkında hiçbir kurum içi somut işlem yapılmadığı da ortadadır. (Bahse konu rapor yapılan tartışmalar neticesinde nihayet 20.04.2016 itibariyle alelusul bir gerekçeyle siteden çekilmiştir.)

MAZLUMDER Silopi Raporu’yla alakalı olarak öğrendiğimiz, yaşanan güven kaybı dolayısıyla diğer raporlarda da bulunup bulunmadığından emin olamadığımız hususların, toplantı tarihinden bir ay kadar önce Olağanüstü Genel Kurul çağrı metnimizde raporlarla alakalı dile getirdiğimiz sıkıntıların somut örneği olduğu ortadadır. Ancak toplantıda hazır bulunan Mehmet Alkış’ın bu ifşaata rağmen Olağanüstü Genel Kurul talep edenleri bu kadar rahat bir şekilde tahkir etmesini ve buradan doğan çelişkiyi anlamak mümkün değildir.

2) Yeni Akit internet sitesinin 15.04.2016 tarihli haberinde: Yaptığı faaliyetler ve hazırladığı raporlarla terör örgütü PKK’ya destek veren İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER)’ne taşra teşkilatları isyan bayrağı açtı.” denilerek MAZLUMDER ve gönüllülerine ciddi bir haksızlık yapılmıştır. Her ne kadar Genel Kurul talep eden bizlerin de bazı faaliyet, raporlama ve açıklamalara dair esaslı eleştirilerimiz olsa da raporlama ve açıklamaları PKK’ya destek olarak yorumlamak doğru değildir. Yine bu minvalde çıkan diğer haberlerin de içeriğine katılmadığımızı her şeye rağmen MAZLUMDER’in önemli bir misyonu olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini ifade ederiz.

3) Nokta Dergisi internet sitesinin 18.04.2016 tarihli haberinde: Mazlum-Der'i biat ettirme operasyonu” başlığıyla verilen haberde bardağı taşıran rapor olarak, bir takım sıkıntılar/eksiklikler barındırsa da aslında en makul raporumuz olarak değerlendirdiğimiz ve içerisinde dengeli bir şekilde hem devletin hem de PKK ve bağlı birimlerinin eleştirildiği Cizre Raporu gösterilerek bir algı operasyonuna girişilmiştir.

Haberde geçen Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazısına karşı da MAZLUMDER Genel Merkez sitesinden 7 Nisan tarihinde: 1.Derneğimiz Cizreye gitmiş lakin hazırladığı raporu kendi iç süreçleri henüz tamamlanmadığından kamuoyuyla paylaşmamıştır. 2. Cizre Raporu her hangi bir sivil toplum kuruluşuyla ortak hazırlanmamıştır. Bu rapor dışında da yazıda anılan sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir Cizre raporlaması yapılmamıştır.” Şeklindeki tekzip metni yayımlanmıştır.

Yine benzer bir çarpıtma haber de 8 Nisan tarihinde Özgür Gündem gazetesinin internet sitesinde “Erdoğan’ın tehdit ettiği STK Mazlumder mi?” başlığıyla yapılmış olup bu haberde gerçeğe aykırı bir şekilde sanki MAZLUMDER Cizre raporu haber tarihinden 2 gün önce yayımlanmış gibi gösterilerek MAZLUMDER birilerine kalkan yapılmaya çalışılmıştır.  Bu haber ve MAZLUMDER’le alakası olmayan Cumhurbaşkanı beyanları üzerinden olağanüstü kongre talepleri yaftalanmış ve kongre talep eden üye ve yöneticilerimiz iktidar adına operasyona çanak tutmakla itham edilmiştir.

MAZLUMDER, habercilerin yaptığı bir şark kurnazlığı ile henüz rapor yayınlanmadan bir gün önce yani 7 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından yapılan eleştirilere karşı eleştiriye konu diğer insan hakları örgütlerine kalkan edilmek istenmektedir.

Bu habercilik tarzı kabul edilemez olup dost düşman herkes bilmelidir ki, çağrı metnimizde de ifade ettiğimiz üzere, temel gayemiz yerel-ulusal-küresel her tür iktidar odağına karşı adil şahitlik olup bu husus varlık gayemiz olduğu kadar vazgeçemeyeceğimiz bir sorumluluğumuzdur.

4. Haber 7 internet sitesinin ve Kayseri Gündem internet sitesinin 20.04.2016 tarihli haberlerinde: Bazı şubeler, olağanüstü genel kurul talebinde bulunurken genel merkez bu talebi reddetti. Yaşanan bu tartışmanın ardından muhalif şubelerin olayı mahkemeye taşıyacağı, mahkemenin ise Mazlumder'e kayyum atayacağı konuşuluyor.” denilerek MAZLUMDER’e kayyum atanacağı ihtimalinden bahsetmiştir.

Öncelikle bu iddianın hukuki bir dayanağı olmayıp bilinmelidir ki hiçbir üyemiz MAZLUMDER’e kayyum atanmasına ne aracılık eder ne de göz yumar. Olağanüstü genel kurul talebimizin reddi karşısında gidilecek yollardan birisi olarak genel başkan Ahmet Faruk Ünsal tarafından biz imzacılara gösterilen yollardan birisi mahkemedir. Bu talep mahkemece kabul edilecek olursa kanun ve tüzük gereği MAZLUMDER içerisinden 3 kişi genel kurul sürecini yönetmekle sınırlı olmak üzere görevlendirilecek olup bu kişilerin mevcut yönetimin yerine geçme durumu olmadığı gibi, kayyum vb. atanma gibi bir durum da söz konusu bile değildir.

Şüphesiz ki doğrunun peşinde olan insanlar bilgiyle; yaftalama, karalama ve iftiraların peşinde olan insanlarsa zanlarla hareket edecektir. Bu çerçevede gerek basın organlarında çıkan ve gerekse sosyal medya ortamlarında farklı cenahlardan farklı tonlarla dile getirilen haber, yazı ve beyanların, çağrı metnimiz ve yukarıdaki tekzibimiz/açıklamalarımız çerçevesinde değerlendirilmesini talep ederiz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2016-04-21
Okunma Sayısı : 1215
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (212) 526 2440 | Faks: +90 (212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 3144379

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari