Öldüren Depremler Değil, İhmal ve Sorumsuzluktur

30 Ekim Cuma günü öğleden sonra saat 14.51’de gerçekleşen 6.6 büyüklüğündeki depremden, başta İzmir olmak üzere Manisa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve İstanbul’un Avrupa yakası etkilenmiştir. 05.11.2020 itibariyle AFAD kaynaklarından alınan bilgiyle göre söz konusu depremde 114 kişi can vermiş, 1035 kişi yaralanmış bunların 898’i taburcu edilmiştir.

Yapılan araştırmalara göre son 10 yılda dünya çapında kayda alınan depremlerde yaşanan can kayıpları ve maddi hasarlar incelendiğinde Türkiye’nin deprem karnesi pek bir hazindir. Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) verilerine göre 2020 yılında dünyada 6 şiddeti ve üzeri büyüklükte toplam 105 deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin 9 tanesi 7 şiddeti ve üzerindedir. Meksika'daki 7.4'lük depremde 10, Papua Yeni Gine'de 7.0 büyüklüğündeki depremde sadece 1 kişi yaşamını yitirirken Türkiye’deki en küçük depremde dahi 100’lerle ifade edilen ölüm sayıları, tedbirsizliğin ve ihmaller zincirinin açık sonucudur.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu bilindiği halde deprem gerçeğinin depremler olduktan ve ağır bedeller ödendikten sonra hatırlanması kabul edilemez. Yaşam ve mülkiyet hakkıyla doğrudan bağlantılı olan şehirlerin imarı, devletin ya da kişilerin rant aracına dönüştürülemez. Haziran 2018 yılında başlatılan İmar Barışı Uygulaması ile kaçak ve depreme dayanıksız yapılar yasal hale getirilmiştir. İmar affına müracaat edenlerin sayısına bakıldığında nüfusun yüzde ondan fazlası kaçak ve depreme uygun olmayan binalarda yaşamaktadır.

Deprem, tüm diğer doğa olayları gibi kabullenilmesi ve o gerçekle birlikte yaşanılması gereken bir olgudur. Başta devlet olmak üzere diğer tüm kurum ve kuruluşların bu gerçeğin farkında olması, depremler gerçekleşmeden tedbirler alması, görevden öte zorunluluktur. Aksi durum, yaşanan her can kaybından, oluşan her zarardan doğrudan sorumluluk doğurur. Yaşanan her deprem, denetimsizliği ve sorumsuzluğu acı bir gerçek olarak yüzümüze çarpmakta iken, geçmiş hatalardan ders alınmadığını da gün yüzüne çıkarmaktadır. Unutulmamalıdır ki öldüren depremler değil, ihmal ve sorumsuzluktur.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi olarak başta devlet olmak üzere diğer tüm kişi ve kuruluşları sorumluluk bilinci ile gerekli tedbirleri almaya davet ediyor:

  • İmarın bir rant aracı olmaktan çıkarılarak insanın yaşam hakkının bir parçası görülmesini ve tüm yasal düzenlemelerin buna uygun hale getirilmesini
  • Son yaşanan İzmir depreminde oluşan can ve mal kayıplarında ihmali ve kusuru olanlar hakkında etkin bir soruşturma yürütülerek gerekli cezai ve hukuki müeyyidelerin uygulanmasını

talep ediyoruz. Benzerlerinin bir daha yaşanmaması temennisi ile hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

 

#MAZLUMDER

#İzmirDepremi

#ÖldürenDepremDeğilİhmalVeSorumsuzluktur

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2020-11-11
Okunma Sayısı : 57
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (212) 526 2440 | Faks: +90 (212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 3240317

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari