KARTAL CEZAEVİ’NDE BULUNAN İBDA-C’Lİ TUTUKLULARIN DURUMLARI İLE İLGİLİ GÖZLEM RAPORU

 

MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ



KARTAL CEZAEVİ’NDE BULUNAN İBDA-C’Lİ TUTUKLULARIN DURUMLARI İLE İLGİLİ GÖZLEM RAPORU
(05 Mayıs 2000)


Hazırlayanlar

Av. Gülden SÖNMEZ Av. Gönül KÜÇÜK



MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ



GİRİŞ

Mazlumder İstanbul Şubesine başvuruda bulunarak Kartal Cezaevinde tutuklu bulunan eşlerinin halen “hak ihlallerine uğradıkları” gerekçesiyle yaptıkları açlık grevinden dolayı, mağdur olduklarını ifade eden bir grup başvurucunun yardım talebi üzerine durumu yerinde tespit etmek amacıyla anılan cezaevine gidilmiş, bahsi geçen tutuklularla görüşülmüş,tespitler yapılmış sonuçta bu rapor hazırlanmıştır.

I- ŞİKAYETLER

• Açlık Grevinin Başlaması

28.04.2000 tarihi itibariyle halen sayısı kesin olarak belirlenememekle beraber 30 civarında tutuklunun açlık grevinde olduğu belirtilmiştir. Sayının kesin olarak belirlenememesinin sebebi, açlık grevini gerçekleştiren tutuklularla hiç kimsenin görüşme imkanının olmamasıdır. Açlık grevinin gerçekleştirenlerden ikisinin kısmi felç geçirdiği ve revirde tedavi altına alındığı beyan edilmektedir.

Açlık grevinin sebebi olarak aşağıda belirtilen hak ihlalleri gösterilmiş, bu hak ihlallerinin giderilmesi yönünde taleplerin yazılı olarak cezaevi idaresine ve savcılığa bildirildiği ancak, hiçbir iyileştirmenin yapılmadığı vurgulanarak son çare olarak süresiz açlık grevine gidildiği ifade edilmiştir. Görüşme gerçekleştirdiğimiz tutuklular açlık grevinin başlangıcında durumu yazmış oldukları dilekçeler ile Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına bildirdiklerini ve öz itibariyle insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamlarını sürdürmeyi talep ettiklerini belirtmişlerdir.

• Hücreler

Tutuklular Metris Cezaevinden buraya sevk edildiklerinde 10-15 gün süresince 4-5 m2 lik hücrelerde tek başlarına kalmışlardır. Bu büyüklükteki hücrelerin çok sağlıksız olduğu , mazgalların kapı altlarında olduğu ve burada insan onuruna yakışmayan bir şekilde tutulduklarını, Salih Mirzebeyoğlu , Sadettin Ustaosmanoğlu ve Ali Osman Zor ismindeki tutukluların hala tek kişilik hücrelerde kaldıkları , hiçbir şekilde bir insan sesini duyamadıkları ve kimseye de seslerini duyuramadıkları bir ortamda kaldıklarını beyan etmişlerdir.

• Güvenlik ve Aramalar

Cezaevinin iç kısmında da asker bulunduğu yasalara aykırı olan bu durumun rahatsızlık verdiği dile getirilen diğer bir husustur.
Çok hassas elektronik cihazlardan geçildiği halde hem blok girişinde hem de koğuş girişinde arama yapıldığı , Kartal Cezaevine ilk geldiklerinde de arama sırasında tamamen çıplak hale getirildiklerini beyan etmişlerdir. Ayrıca sıklıkla koğuşlarda arama yapıldığı, bu aramalar esnasında 3 kişilik odaları 30 kişilik asker grubunun aradığı , birçok hak ihlallerinin ve onur kırıcı davranışların olduğunu belirtmişlerdir. Şöyle ki; aramalar esnasında tutukluların dışarı çıkarıldığı , bütün çöplerin , yiyeceklerin , içeceklerin , temiz ve kirli giysilerin ve diğer bütün eşyaların bir araya koğuşun ortasına döküldüğü ve koğuşun rezalet bir duruma geldiği belirtilmiştir. Bütün bunlar olurken tutuklulara hakaret edildiği ve psikoloji rahatsızlık oluşturacak davranışlarda bulunulduğu özellikle, kabe resmi, Kur’an’ı Kerim, seccadeleri ve tesbihlerinin çöplerinin arasına atıldığı, böylelikle tahrik edilmek istenildiklerini bildirmişlerdir. Bu aramalardan sonra gerekli temizlik ve düzenleme tutuklular tarafından yapıldıktan hemen sonra tekrar arama yapılarak aynı işlemlerin tekrarlandığını belirtmişlerdir.

• Fiziki Durum , Havalandırma ve Sağlık

Tutuklular, bulundukları bölümlerin yağmur aldığını, ıslak yataklarda yatmak zorunda kaldıklarını, havalandırma bölümünün tellerle kaplı olmasından dolayı koğuş ile havalandırma arasında bir fark göremediklerini , bu nedenle havalandırma ile ilgili haklarını kullanamadıklarını, kitap okuma imkanlarının olmadığını, spor imkanı tanınmadığını ve iç organlarında bozulma şikayetlerinin her geçen gün arttığını dile getirmişlerdir. Bu durumun tutukluları umutsuzluğa yönelttiği özellikle belirtilmiştir. Hemen hemen bütün mahkumlar ve tutukluların duruşmalara giderken ellerinin önden kelepçelendiğini ancak kendilerinin ellerinin arkadan kelepçelendiğini , bu nedenle ciddi derecede omuz ağrıları çektiklerini ve bu onur kırıcı bir uygulama olması dolayısıyla bu uygulamanın sona ermesini istediklerini bayan etmişlerdir.

• Ziyaretçi ve Avukat Görüşleri

En yoğun belirtilen şikayetlerden birisi de ziyaretçiler ve yakınlarla görüş durumudur. Özellikle tutuklu yakınlarının da dile getirdiği bir sorun bu. Tutukluların eş ve yakınları bazen akşama kadar beklediklerini ve bu bekleme sonrasında kendilerine bugün görüş yok denilebildiğini belirtiyorlar. Bazen de saatlerce bekleyip , çok yoğun ve onur kırıcı şekilde aramalardan geçtikten sonra sadece birkaç dakika görüşebildiklerini, çocuk görüşünün ise önceleri hiç olmadığını şimdi ise bazen çok kısa görüşebildiklerini beyan etmişlerdir.
Avukat görüşü ile ilgili yaşanan problem ise; Avukat ile görüşler için ayrılan kabin sayısı kısıtlı olduğundan avukatlar ile yetersiz sürede görüşebildiklerini beyan etmişlerdir.

II- TALEPLER

• Tek kişilik hücrelerde kalan arkadaşlarının bu tek kişilik hücrelerden çıkarılması ve tutukluların birbirleri ile görüşme imkanına kavuşması
• Cezaevi iç kısımdaki askerin çıkması
• Ziyaretlerin kesintisiz ve tam gün olması ile çocuk görüşünün sağlanması
• Kitap okuma ve spor gibi sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilmesi
• Avukat görüşünde oluşan sıkıntıların giderilmesi
• Aramalarda yoğunlaşan hakaret ve tehdit içeren sözler söylenmemesi ve bu aramalar sırasında koğuşların kirletilmemesi ve yiyeceklerin ortaya dökülmemesi
• İbadet için kullanılan ve özellikle dini açıdan özellik arz eden Kabe resmi , seccade ve benzeri eşyalarına hakaret edilmemesi ve bu eşyalara zarar verilmemesi




III- İDARENİN TUTUMU

Raporumuza konu olan başvuru ve bunun neticesinde İBDA-C’li tutukluların ifade ettikleri şikayet ve talepler ve açlık grevi ile ilgili olarak Kartal Cezaevi idaresinin görüşünü de almak istedik. Zira bu tarz çalışmalarımızda tarafların görüşünü almak ve bunu da raporumuza ilave etmek şeklinde bir usul kullanmaktayız. Bundan yola çıkarak Kartal Cezaevi 1. Müdürü Recep Göğüş ‘ü arayarak tarafımıza yapılan başvuruyu ve bu başvuru sonunda bize ulaştırılan şikayetler ve açlık grevi ile ilgili bilgileri kendisine söyledik ve görüşünü almak istediğimizi belirttik. Ancak Recep Göğüş kendisinin “göreve yeni başladığını, bu nedenle bilgi sahibi olmadığını bahsettiğimiz konular ile ilgili olarak bize bir açıklama yapamayacağını” belirtmiştir. Kendisine bu konuda Kartal Cezaevi idaresinden bilgi almak istediğimizi ve bu konuda kimden bilgi alabileceğimizi sorduğumuzda Kartal Cumhuriyet Başsavcısı’ndan bilgi alabileceğimizi belirtmiştir. Bunun üzerine Başsavcı Hüseyin Poyrazoğlu’na ulaşmaya çalıştık. Ancak kendisini defaatle aramalarımız ve görüşmek için yaptığımız müracaatlar maalesef sonuçsuz kalmıştır. Bu nedenle raporumuzda idarenin görüşünü sunamamaktayız.

IV- KANAATİMİZ

Görüşmüş olduğumuz tutuklu ve tutuklu yakınlarının bizlere beyan ettikleri bilgileri yukarıda sunmuş bulunmaktayız. Bizler Kartal Cezaevi ziyaretimiz sırasında Avukat görüşü konusundaki sıkıntıları bizzat yaşadık. Avukat görüş kabinlerinin sınırlı sayıda olması; görüşme sırası beklemek ve kısa süreli görüşme yapmak neticelerini doğurmaktadır. Tutuklu yakınlarının da görüşme için uzun süre bekledikleri ve sıra ile alındıklarından bekleyişler uzadığı ve görüş süresinin de buna bağlı olarak kısa sürebildiğini müşahede ettik.

Gözlemlediğimiz diğer bir husus ise tutuklu yakınlarının açlık grevinde bulunan yakınlarının sağlıklarından ve hayatlarından duydukları endişe olmuştur. Birçok tutuklu yakını yetkililere sözlü ve yazılı ulaştıklarını ancak hiç kimsenin bu açlık grevini bitirmek için çaba sarf etmediğini söylemişlerdir. Yakınların duydukları bu endişe ve kaygı açlık grevinin bugün itibariyle 47. güne ulaştığının beyan edilmesi ile had safhaya ulaşmıştır.

Açlık grevini gerçekleştirdiği beyan edilen kişilerin tamamı tutukludur. Başka bir deyişle suçluluğu sabit oluncaya kadar tedbiren hürriyeti kısıtlanan kişilerdir. Suçu sabit olmayan kişilere yönelik hak ihlallerinin olmaması gerektiği gibi her halde ister tutuklu ister mahkum olsun herkesin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşamlarını sürdürme hakları teminat altına alınmıştır.

Biz her kim olursa olsun her mahpusun insan onuruna yakışır bir şekilde yaşam sürmesini istiyoruz. Bu nedenle Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların Kartal Cezaevindeki söz konusu bu durum ile ilgili gereken incelemeleri yaparak aciliyetle hukuka aykırılıkların tespit edilerek giderilmesi ve açlık grevinin sona erdirilmesi için gereken girişimlerin yapılmasını talep ediyoruz.


Av. Gülden SÖNMEZ Av. Gönül KÜÇÜK


YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2000-05-05
Şube ve Temsilcilerimiz
istanbul
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (212) 526 2440 | Faks: +90 (212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3677992

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari